Hayat dersleri mektubu kısadır. Zor yoldan öğrendiğin beş şeyi yazarsın. Her biri tek bir cümle ve arkasındaki hikâyeden birkaç kelimeden oluşur. Mektup, bunlara yeniden ihtiyaç duyacak kişiye, yani gelecekteki kendine yazılır. Hikâyeler küçük kalır. Asıl amaç derslerdir.
Zor yoldan öğrendiğin dersler
Bildiğin en işe yarar şeylerden bazıları hatalardan geldi. Yanlış kişiye güvendin, yanlış nedenle bir iş kabul ettin ya da bir şeyi söylemeyi çok geciktirdin. Bu deneyimler pahalıya mal oldu. Ama aynı zamanda sahip olduğun en iyi öğretmenlerden bazıları da onlar.
Hayat dersleri mektubu senden, her hikâyeden işe yarayan kısmı çıkarıp yazmanı ister. Her kötü kararı yeniden yaşamıyorsun. Gelecekteki kendine, bir sonrakini yönlendirebilecek birkaç cümle bırakıyorsun.
Bugün nasıl davrandığını değiştiren beş deneyimin sade bir listesiyle başla. Henüz cümleleri güzelleştirmeye uğraşma; her biri için aklına ilk gelen şeyi yaz, küçük görünse bile.
Dersler, hikâyelerden daha hızlı unutulur. Kötü bir haftanın nasıl hissettirdiğini tam olarak hatırlayabilirsin, ama ondan çıkardığın tek cümleyi hatırlamayabilirsin. O cümleyi yazmak onu korur. Bu mektubun asıl işi de budur.
Dersi hikâyeden ayır
Bir ders, bir cümle ve bunun neden önemli olduğudur. Örneğin: “Sözlü bir değişikliği kabul etmeden önce yazılı halini iste, çünkü sözlü anlaşmalar hafızada kayar.” Cümle sana ne yapacağını, gerekçe ise neden yapacağını söyler.
Bunu zayıf bir sürümle karşılaştır: “Hayat adil değil.” Belki doğrudur, ama kimseye bir dahaki sefer ne yapacağını söylemez. İşe yarayan bir ders bir eylemi ya da bir alışkanlığı anlatır. “Bir plan tek bir kişinin cevabına bağlıysa, söz vermeden önce yedek bir tarih iste” ise bir pazartesi sabahı uygulayabileceğin bir derstir.
Sonra her deneyimi al ve hikâyeyi en fazla iki cümleye indir. Gelecekteki senin ihtiyacın olan şey özdür; kimin hangi toplantıda ne dediğinin ayrıntılı anlatımı değil. İsimleri dışarıda bırak; ders onlara bağlı değilse.
Ardından her dersi tek bir soruyla sına: bir yabancı bunu kullanabilir mi? Yabancı bu cümleyi uygulayamazsa, muhtemelen tek bir kişiye ya da tek bir olaya fazla bağlıdır. Ya onu genelleştir ya da bırak. Sınavı geçen dersler şöyle görünebilir:
- Bir değişikliği kabul etmeden önce yazılı halini iste.
- Büyük bir karardan sonra değil, önce dinlen.
- Zorlandığında bir arkadaşına erken anlat.
Yalnızca ailenin ya da iş yerinin içinde anlam kazanan dersler yine de saklamaya değer olabilir. Ama onları yerel olarak işaretle ki herkes için geçerli bir kural sanmayasın.
Hikâyelerinde çoğu zaman başka insanlar da olacak. Dersi yaz, kırgınlığı değil; onların özel ayrıntılarını da dışarıda tut. Mektuplar düz metin olarak saklanır; hatırlaman için “anlaşmayı değiştiren bir yönetici” demek yeterli.
Hâlâ sınadığın dersler
Her ders kesinleşmiş değildir. Bazılarına inanıyorsun, ama yalnızca bir ya da iki kez denedin. Onları sakla ve açıkça hâlâ sınanmakta olduğunu işaretle. Belirsizliğini kabul eden bir mektup daha dürüsttür ve gelecekteki kendine kontrol edecek bir şey verir.
Kesinleşmemiş her ders için dersin kendisini, şimdiye kadar neyi denediğini ve işe yaradığını neyin göstereceğini yaz. Örneğin: “Daha erken yardım istemeyi hâlâ öğreniyorsun. Bu yıl iki kez denedin. Hafta dağılmadan önce yardım istediğinde işe yaradığı belli olacak.”
Bu satırları kısa tut. Sınanmış bir ders ile henüz sınanmamış bir ders sayfada yan yana durabilir; yeter ki hangisinin hangisi olduğu anlaşılsın.
Henüz sınanmamış dersleri mektubun en altına saklama. Onları göreceğin yere koy.
Yola yeni çıkan birine ne söylerdin
Senin yaşadığın şeylerle karşılaşmak üzere olan genç biri düşün. Ona ne söylerdin? Bu soru en net dersleri ortaya çıkarabilir, çünkü kendi mahcubiyetin hakkında yazmayı bırakıp pratik bir not yazmaya başlarsın.
O kişi için üç cümle yaz. Tonu sade ve nazik tut, nasihat vermeden. “Planın tamamını henüz bilmek zorunda değilsin” cümlesi, “Başlamadan önce her şeyi planla” cümlesinden daha işe yarar. Sonra bu cümleleri ilk listenle karşılaştır. Örtüşen yerler genellikle hangi derslerin en çok önem taşıdığını gösterir.
Derslerden oluşan örnek bir mektup
Beş dersi işe yarama sırasına göre diz. En pratik olanla başla; böylece mektup, gelecekteki senin bu hafta kullanabileceğin bir şeyle açılır.
İşte beş numaralı dersle kısa bir örnek. Kesinleşmiş her dersin yanında hikâyesinden birkaç kelime var, hâlâ sınanmakta olan ders ise en üstte duruyor.
Merhaba, gelecekteki ben,
Beş ders, her birinin çıktığı hikâyeyle birlikte.
Bir değişikliği kabul etmeden önce yazılı halini iste. (Ev sahibinin “küçük” dediği değişiklik iki aylık kiraya mal oldu.)
Hâlâ sınıyorum: daha erken yardım istemek. Bu yıl iki kez denedim, ikisinde de hafta daha kolay geçti.
Büyük bir karardan önce dinlen, sonra değil. (Taşınmaya dört saat uykuyla evet dedim.)
Süslenmemiş hikâyeni bilen bir arkadaşını yanında tut. ([arkadaşının adı] Mart'ta, ben fark etmeden önce görmüştü.)
Bu hafta kazanamayacağın bir tartışmadan uzaklaş. (Aralık ayındaki aile yemeği.)
[adın]
Parantez içindeki birkaç kelime, bu satırları öğüt olmaktan çıkarıp ders yapar. İki yıl sonra sana her satırın neden orada durduğunu anlatacak.
İki ya da üç yıl sonrası için
İki ya da üç yıl sonraki bir tarih genellikle bir dersi sınamak için yeterince uzundur ve mektubu yazan kişiyi, yani seni, hâlâ tanıyabileceğin kadar yakındır. Daha uzun bir bakış istersen, 20 yıla kadar olan herhangi bir tarihi seçebilirsin.
Mektubunu o gün, senin saat diliminde saat 08.00 ile öğle arasında sana e-postayla göndereceğiz. Kendi kopyanı da kaydet; çünkü başarı mesajı yalnızca bir Letter ID ve gönderim zamanını verir, metni değil. Mektup geldiğinde önce hâlâ sınanmakta olduğunu işaretlediğin dersi kontrol et.
Mektubunu şimdi yaz
Her biri gerekçesiyle birlikte tek cümle olacak şekilde beş ders yaz ve her hikâyeyi iki cümleyle sınırla. Hâlâ sınadığın dersleri işaretle ve her birini yabancı testinden geçir. Ardından mektubunun ulaşmasını istediğin günü seç ve kendi kopyanı sakla.